Ubuntu 10.04 LTS Lenovo B570 Ekran Kartı ( Graphics card ) intel i3 2300 HM65 chipsetinde ekran kartı tam çalışır halde gelmiyor. Düşük çözünürlükte çalışıyor, harici ekran seçilemiyor gibi sorunlar var. Ppa diye repository den intel driverlarının  ve kernel 2.6.38 headerlarının indirip kurmak gerekiyor. Aşağıdaki bash komutlarını uyguladığınız da sorun çözülüyor. Harici ekranda denemedim ama pazartesi onu da denerim.

sudo add-apt-repository ppa:glasen/intel-driver

sudo add-apt-repository ppa:kernel-ppa/ppa

sudo apt-get update

sudo apt-get upgrade

sudo apt-get install linux-image-generic-lts-backport-natty linux-headers-image-generic-lts-backport-natty

EVENT-DRIVEN PROGRAMING
Event-driven programing programın çalışması sırasında bir olayın tetiklenmesi ile programdaki akış sırasının değişmesine dayanan programlama tekniğidir. Daha açık anlatmak gerekirse Hollanda’daki bir sunucudan Ankara’daki bir sunucuya data alan bir değişkenimiz olsun. Programın akışı sırasında o değişkeni herhangi bir iş için kullanmış olabiliriz. Fakat değişkeni kullandığımız anda Hollanda’dan data gelmemiş olabilir. Böyle bir durumda programın datayı beklemesi gerekir. Event-driven programing tekniği ise programın datayı beklemesi yerine data ile ilgili işlemleri data geldikten sonra çalıştırmak üzere sıraya sokar. Yani datanın gelmesine(event-driven) göre programın akışı değişir.

TWISTED
Twisted python ile yazılmış event-driven programing tekniği ile çalışan network enginedir. Twisted MIT lisansı ile lisanlanmıştır.

Twisted bir çok network protokolü ile program geliştirmenize olanak sağlıyor;
- tcp                                            - udp
- ssl/tls                                         – ip multicast
- unix domain sockets                  - http
- xmpp                                         - nntp
- imap                                         – ssh
- irc                                             – ftp

Twisted ile çok basit şekilde client – server programlar yazabilirsiniz. Basit bir server yazmak 25 satırınızı almaz. Yani anlayacağınız son derece hızlı bir şekilde web service geliştirebileceğiniz kütüphanelere sahiptir.
Daha ayrıntılı bilgi için buraya bakmanız yeterlidir.

Django’da proje geliştirenler bilirler “model” diye bir kavram var. Model, database’i oluştururken bize kolaylık sağlıyor. Hafif orm mantığıyla çalışıyor. Projenin ana dizininde iken “python manage.py startapp ” komutuyla modül oluşturduktan sonra oluşan python dosyalarından “model.py”nin içine database’in özelliklerini falan giriyorsunuz. Böylece db taslağınız oluşuyor.

Şimdi database taslağınızı oluşturduktan sonra proje klasöründeki “settings.py” dosyasına gerekli eklemeleri yaptıktan sonra “python manage.py syncdb” komutunu giriyoruz. Komutu girdikten sonra eğer mysql kullanıyorsanız bazı hatalar almanız olası. Çözümleri;

1. (MySQLdb)mysql-python paketini kurmamış olabilirsiniz. Lütfen bunu kurun.
2. Django ‘da mysql kullanırken sqlite ‘daki gibi db dosyası kendisi oluşturmaz. Bu yüzden mysql konsolundan db dosyasını oluşturun lütfen.

Bunu dışında bir sorunum olmadı django da, şimdiye kadar. Bundan sonra django da proje geliştirirken yaşadığım problemleri çözdüğüm zaman anında eklemeye çalışacağım. Öle hemen eklemeyince sonra eklenmiyor. Opencv deneyimlerimden biliyorum.

Gün bugündür. Nasıl olsa (deneyimli olmadığımızdan dolayı) iş bulamıyoruz, aralık celbiyle askere gidip gideceğimizde meçhul! E o zamanda bizde kendi işimizi kendimiz yaratırız. İkinci sınıfta düşündüğüm projemi geçte olsa yazmaya başlayayım diyorum. Yeni bir tane medya kavramı ortaya çıkartayım. İşsel Medya!

Kimin içi gitmezki bu ikisi bir aradaya… Benimde gitti hemen indirdim kurcalamaya başladım. Ama küçük bir problemle karşılaştım. Eclipsede derleyedim. Birde manueldeneyim dedim ve “gcc -lGL -GLU -lglu” komututla manuel olarak derlemeyi başardım. Ve eclipsede niye derleyemememin sebebinin gcc ye kütüphanlerin yerini gösterememem olduğuna karar verdim.

Hal böle olunca Proje oluştururken (File -> New -> C++ Projects)

Finish projeyi  oluşturur.

Bende bu sefer “Executable Project”i seçmedim proje oluştururken “Makefile Project”i seçtim. İsmini cismini girdikten(proje ismi: OpenGL1) sonra proje klasörünüz hemen oluşuyor. Ardından programımızı yazacağımız kaynak dosyamızı oluşturacağız. Project Explorer görünümünde projemizin (OpenGL1 klasörünün) üstünde sağ tıklayıp source file ı seçiyoruz
(sağ tıkladıktan sonra “New -> Source File”). İsmini giriyoruz(OpenGL.c)

Finish' e bastığnızda kaynak kodlarının dosyası olşturulur.

Source dosyamız oluştuktan sonra. opengl programımızı yazıyoruz. kaynak dosyamızı doldurduktan sonra geriye Makefile dosyası kalıyor. Makefile dosyasını Project Explorer görünümünde projemizin (OpenGL1 klasörünün) üstünde sağ tıklayıp file ı seçiyoruz(sağ tıkladıktan sonra “New -> File”). Bir ayrıntı var ismini kesinlikle “makefile” koymanız gerek.

Finish'e basıldığın da makefile dosyası boş bir şekilde oluşturulur

Şimdiye kadar herşeyi düzgün yaptık aslında çok matah bir şeyde yapmadık. Neyse şimdi oluşturduğumuz makefile dosyasının içini nasıl doldurmamız gerekiyor. Eclipse’in oluşturduğu klasik makefile dosyalarının içinde CXXFLAGS, OBJS, LIBS, TARGET olmak üzere bazı statik değişkenleri var. Bu değişkenlere değer atarak programımız derleniyor. Şimdi bu değişkenleri tanıyalım;

CXX –> gcc
CXXFLAGS –> gcc ile eclipse’in haberleşme bilgileri
OBJS –> kaynak dosyadan oluşturulan binary dosyanın ismi
LIBS –> derleyici için eklenmesi gereken kütüphaneler
TARGET –> projenin ismi

all –> kelimesinin altına oluşturulacak dosyaların ismini belirten değişkenler
clean –> kelimesinin altına yeniden derleme yapılırken silinecek dosyaların isimlerini belirten değişkenler

Blog yazısını yazarken farkettimde bu makefile dosyasının içi biraz linux konsolunun syntax’ına benziyor hatta aynısı…. Oluşturduğumuz projenin makfile dosyası aşağıdaki gibi olacaktır

____________________________________________________________________________________________________
CXXFLAGS= -02 -g -Wall -fmessage-length=0

OBJS= ogl.o // kaynak kodlarının olduğu dosyanın uzantısı “.o” olan dosya

LIBS= -lGL -lGLU -lglut //

TARGET= OGL1 //projenin ismi

$(TARGET): $(OBJS)
$(CXX) -o $(TARGET) $(OBJS) $(LIBS)

all: $(TARGET)
clean:
rm -f $(OBJS) $(TARGET)
_____________________________________________________________________________________________________

Merhaba çocuğum. Bu yazıyı devlet üniversitelerinin vakıf üniversitelerinden çok olduğu zamanlardan yazıyorum. Sen bu yazıyı okurken büyük ihtimal liseyi falan bitiriyor olacaksın. Üniversiteden bir şeyler bekliyor olacaksın. Sakın üniversiteden bir şeyler bekleme çünkü bir beklentiye girersen zevk almayabilirsin. Hayaller kurma çünkü hayallerin gerçekleşmemesi okuduğun bir kitabın sinema versiyonunu izliyormuşcasına tatminsizlik hissettirir insanda.

Üniversitede insanlarla iyi geçin insanları sevmeyi, insanları kabul etmeyi öğren. Çünkü bir insan itici de olsa soğuk da olsa saygısız da olsa ve ya bir o kadar çekici de olsa paylaşımcı da olsa sevecen de olsa kendi işine, kendi rahatına bakar.Sakın “ben öyle değilim” diye düşünme sende öylesin çünkü sende bir insansın.

Arkadaşlarına “Hayır” demeyi öğren ve kimseye çok fazla taviz verme. Çünkü insan çok fazla talepkardır ne kadar verirsen o kadar ister. Ama hayır derken insanları incitmeden demeyi bilmelisin. Hayırlar arkadaş düzeylerini belirlemende çok yardımcı olur.

Kimsenin hedeflerini şasırtmasına izin verme.Bu en yakın arkadaşından en uzak olduğun arkadaşına kadar herkes dahildir bu duruma. Çünkü hayat bir ünivesite sınavı gibidir(ÖSS, YGS), yarıştan ibarettir. Aynı şekilde kimsenin hedeflerini de şaşırtma…

İnsanlarla savaşmayı öğrenmenlisin ister aşk için ister not için isterse ünvan için

Ve şunu hiç ama hiç unutma çocuğum her zaman yanında bir yoldaşın bir dostun ve ya bir kalpdaşın olsun. Bunlar senin özgüvenini her zaman ayakta tutarlar. Çünkü özgüven götünün tavan yapmasını da sağlar taban yapmasınıda. Bir şeyleri başarıcam diyorsan bu illetin kafanda ve kalbinde sürekli olması gerekiyor.

İşte bunlar sana üniversiteden mezun olurken tavsiye edebileceklerim. Bunların hiç birisi bende yoktu üstünden zaman geçmeden sana aktarmak istedim. Benim yaptığım hataları yapma diye.

Bloga yazı yazmayalı bayağı bir zaman olmuş, utandım şimdi. güya bölümle alakalı teknik olan bir sürü şeyle doldurucaktım ama olmadı, sanırım dahada olmayacak malum okul bitiyor. Sağlık olsun belki iş hayatında. Hoş oda meçhul işe başladıktan sonra blog tutan arkdaşlardan hiç biri blog yazmayı sürdürmedi ama… Neyse niye bu yazıyı yazmaya başladığımı da bilmiyorum. Sanırım bir şeylerin sonu geldi. Her zaman gerçekleştirdiğim o kasık gecelerden birini yaşıyorum sanırım bu yazıyı yazarken. O zor geceler bazen evraka dediğim gecelerim oluyor bazende yapmadığım, yapamadığım eylemleri aklıma getirdiğim tasalandığım ve ya hayal alemlerinde mutlu yaşadığım uykusuz gecelerim oluyor. Böyle gecelerin sonunda bazı kararlar alırım. çoğunu uygularım çoğuda hayallerimde kalır… Şimdi de bir karar aldım yapıp yapmayacağımı bilmiyorum ama net ortamında paylaşmak istediğim o kadar istedim ki sıcak yataktan kalktım bilgisayarı açtım ve yazmaya başladım. Kime paylaşıyorsam onu da bilmiyorum ya… Okulda her sevdiğim insanlar bir fotoğrafım olsun istiyorum bu geceki aldığım kararlardan biri bu… Ohh be rahatladım niye rahatlıyorsam daha internete bile koymadım. Yarın şirkete gitcemde yazıyı nete koycamda ooho hooo ooo

Bak yeni bir karar daha geldi.Sanırım Ankaraya geçince yeni bir blog açıcam farklı bir isimde farklı bir kişikle tamamen duygusal ve eleştirel bir blog olcak. Kim takip eder bilmiyorum ama bakalım .

Neler ooluyor hayatta
Birde şu rüya gerçek olsa olsa
Sabah olup uyanınca
Herşey yine aynı kalsa

Uzun bir aradan sonra tekrar blogluyorum ne ilginç değil mi? :) Bilgisayar Mühendisi olarak fikirlerimi ve kendimi geliştirirken öğrendiklerimi yazdığım bloguma yeni yazılar eklemeyi planlıyorum. Akıllı Evler ile ilgili tasarım projem var. Bu projede yapacaklarımı internete koymaya karar verdim.

Her ne kadar internetteki hayatım bir hedef şaşması yaşasa da gerçek hedefime tekrar döndüğümü hissediyorum :) Artık face yok blog var.

Beklentiler ve beklentilerin getirdikleri sorumlulukları yerine getirmeye çalışmak insan yaşamında güzel bir olay
fakat gel gör ki hayatta beklentilerimi hiç karşılayamadım. Bilmiyorum ama birazdan bahsedeceklerim beklentilerimin
bahanesi mi olacak yoksa sebebi mi olacak bilemiyorum fakat bu ikisinden biri olması artık hiç umurumda değil.

Sosyal olmak istemiyorum

Bir şey için uğraşırken hadi şunu yapalım hadi bunu yapalım gibi sözlere maruz kalmak ve bu mahiyette yaptığım işi
yarım bırakmaktan hoşlanmıyorum ve bu duruma girmek istemiyorum.

İşe yaramazmış gibi görünmek istemiyorum

Bir şey için uğraşırken na yapıyorsun bir işe yaramadan bilgisayarın başından kalkmıyorsun kalk bana şunu yap bunu yap
burada bir sürü iş hiç birini görmüyorsun. Seni yanlış bölümde okutuyorum seni traktör şoförü yapmalıydım gibi
laflar duymak istemiyorum ve ya her hangi böyle bir durumda karşılaşmak istemiyorum.

Bu paragraflardan dolayı yağacağım işleri yapamıyorum.

Bağımlı gibi görünmek istemiyorum

Sabahtan akşama kadar bilgisayarın karşındasın biraz insan içine çık nefes al,bağımlısın sen bu bilgisayara
bilgisayar olmadan yaşayamazsın gibi laflar duymak istemiyorum ve böyle bir durum karşında bulunmak istemiyorum.

Sosyal olmak istemiyorum çünkü aşırı fazla sosyal olduğumu düşünüyorum.

İşe yaramazmış gibi görünmüyorum zaten bir şeyler öğrenmeye bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Bağımlı değilim fakat bilgisayar karşında oturuyorum çünkü etrafımdaki insanlarda ortak özelliklerimiz çok az onun
konuştuklarından ben anlamıyorum benim konuştuklarımı onlar anlamıyorum yani kategorilerimiz farklı

Sonuç

Hani derler ya aslan yattığı yerden belli olur diye işte o yattığım yeri kendim belirleyecem tek başıma….

Bufferlar ile ilk karşılaşmam öss sınavında gerçekleşti. Nasıl mı ?? Bizden geleceğimiz için bir sınava girmemizi istiyorlar. Girdiğimiz sınavda bizden bazı bilgiler istiyorlar bizde onların sordukları sorulara cevap vererek bu bilgileri onlara veriyoruz. Toplanan bilgiler belirli algoritmalarla hesaplanarak ve işlenerek bir sonuç üretiyorlar.
Bu sonuç dahilinde bir çıktı ve bir indeks oluşuyor. Bu indekse göre hangi üniversiteye kayıt olacağımızı öğreniyoruz. Yani uzun lafın kısası bize bir protokole göre bir yol gösteriyorlar. İşte buffer bir protokole göre bize sonuç veren işlemdir. Bir algoritması ve hesaplaması vardır.

Buffer’ın tanımınıda kendimce verdiğime göre bu buffer denen arkadaşın bize nerelerde ve nasıl yardımcı olduğundan bahsetmek istiyorum. Buffer çok fazla kullanım alanı var. Bunlardan biri ccd kameraların dışardan gelen fotonların silikın tabakadan sökmesiyle oluşan kuraldır. Bu kural şöyle çalışır; fotonlar tarafından sökülen elektronlar gelen fotonuın enerjisine bağlıdır. Eğer gelen fotonun enerjisi yüksek ise çıkan elektronun saysısı fazladır. Oluşan bu orantı sonucu yapılan testlerde gönderilen enerji miktarına karşılık gelen elektorn sayısını yazmışlar ve renklere karşılık gelen enerjileri çıkarmışlar. Bunuda tabi ki bufferlar sayesinde gerçekleştirmişler. Kopan elektronlar iletim hattından buffera input olarak girmiş bufferın sonucunda RGB değeri ortaya çıkmış. Buna benzer olarak sinyal işlemede kullanılan bufferlar sinyalin frekansını berlirlemede de çok kullanılmakta.

Bufferların en önemli özelliği bilgisayarlarda şudur ki karakter işlemlerinde bize yardımcı olmaları eğer buffer gibi bir şey olmasaydı bilgisayarda string gereken işlemleri yapmak zor olcaktı (nasıl olacağını hiç düşünmedim ama). Karakterle ilgili buffer her tuşa baştığımızda bastığımız karakteri bir karakter dizisine atar ve bizde string oluşturmuş oluruz. Programlamada sık olarak kullandığımız buffer mantığı budur. Hatta şu satırları yazarken bile bu buffer denen arkadaş benim için her bastığım karakteri char dizisine atıp bir word oluşturmama yardımcı oluyor.

Tweets

  • python'un gözünün yağının içini yiyeyim ya. C++ kodu yazıyorum şuan ve noktalı virgül koymak zor geliyor insana bu yük taşınmaz arkadaş. 1 day ago
  • RT @gerikafali: e-pasaport çipleri ihalesini Fransız devlet şirketine veren hükümetimizi kutlar, minareye kılıf arayışları konusunda baş ... 1 day ago
  • Hasta olmaya karar vermişsseniz kirli sakal kesinlikle bırakmayın yüzünüzdeki çeşmeyi silerken sakallar acı verir. 1 day ago
  • #yenifarkediyorum arkadaş olmak biraz fedakarlık gerektiriyor. 1 day ago
  • Bir daha banyo yapmayacam arkadaş burnum çeşmeye döndü. 1 day ago
Özgürlük İçin... Pardus...
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 215 other followers